- Mardin21 °C
- Diyarbakır16 °C
- Batman19 °C
- Şırnak18 °C
- İstanbul14 °C
Motosiklet sürüşünde kask takmanın önemi nedir?
Uzman Doktor Solmaz: Kanserde erken teşhis hayat kurtarır
Diyabetlilerde topuk çatlağı kangrene kadar gidebiliyor!
Prof. Dr. Tarhan: Beyin plastik bir organ ve heykeltraş gibi işlenmeli
Fidye ve fitre nedir, kimlere verilir ?
Uzmanlar: Ergenlik dönemi aşılamaları ihmal edilmemeli
İç huzur ve hayat amacını bulma sürekli sevinç beklentisinden daha sağlıklı
Beynimiz ve ağzımız, psikolojik ve nörolojik düzeyde güçlü bir bağa sahip!
Türkiye yaşlanıyor, yaşlı bakımında ihtiyaçlar artıyor!
Sağlık Bakanlığı: "Sağlıklı Yaşa, Sağlıkla Yaşlan"
Geriatri Uzmanı Deniz: Yaşlıların ruh sağlığına dikkat edilmeli
Sağlıklı beslenme takıntısı mental hastalık boyutuna varabilir!
Egzersiz için en doğru zaman hangisi? Sabah mı, akşam mı?
Fizyoterapist Yalçın: Sağlıklı bir Ramazan için spor ve egzersiz şart
Aşırı tuz tüketmenin vücuda zararları nelerdir?
Düzenli uyku, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini destekler
Uzmanından ev tipi arıtma cihazlarına dikkat uyarısı!
Göz yanması neden olur? Nelere dikkat edilmeli? Nasıl tedavi edilir?
Ayak ve ayak bileği ağrılarına dikkat!
Sağlıklı bir oruç için sahur atlanmamalı!
Ramazanda fizik tedavi sürecinde nelere dikkat edilmeli?
Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için neler tüketmeliyiz?
Kalıcı görme kaybına neden olan sinsi hastalık: Göz tansiyonu
Boyun ağrısı ve migreni yönetmede fizik tedavi ve egzersizlerin etkisi büyük
Uzmanından Ramazanda verimli ders çalışma tüyoları!
Ramazan'da omurga sağlığı için bunlara dikkat!
Evde diş beyazlatırken dikkat!
Diyetisyen Şura korkmaz: Oruçlu iken karaciğer hızlı bir şekilde yenilenir
Diyetisyen Şahin: Sindirim sistemini korumanın en önemli yolu dengeli ve sağlıklı beslenme
Sağlık Bakanlığı'ndan sağlıklı beslenme önerileri
- 12:23 - Ramazan Bayramı satışından memnun olan esnaf, taksit kısıtlamalarından şikayetçi
- 12:22 - Motosiklet sürüşünde kask takmanın önemi nedir?
- 12:18 - Uzman Doktor Solmaz: Kanserde erken teşhis hayat kurtarır
- 12:17 - Diyabetlilerde topuk çatlağı kangrene kadar gidebiliyor!
- 12:16 - Prof. Dr. Tarhan: Beyin plastik bir organ ve heykeltraş gibi işlenmeli
- 12:15 - Tarım ve Orman Bakanlığınca Ramazan ayında 200 bin gıda denetimi yapıldı
- 12:14 - Bakan Kurum, bu bayramı yeni evlerinde karşılayan depremzede ailenin görüntülerini paylaştı
- 12:13 - Bakan Kurum’dan "Sıfır Atık Günü" paylaşımı
- 12:12 - Bakan Tunç: Bebek katili barbarlar dökülen her damla kanın hesabını verecek
- 12:11 - Çöpe domates döken pazarcı ve hal esnafına 17,2 milyon TL’ye kadar ceza
- 12:10 - Kış lastiği zorunluluğu sona erdi
- 12:09 - Gümrük kapılarında 182 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.
- 12:08 - Bayram tatilinde emniyet kemeri takmayan 17 bin 427 sürücüye işlem
- 12:07 - Doğal gazda kademeli tarife dönemi başlıyor
- 12:06 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan boykot açıklaması
Rıfat Direkçi / Yazar





DÜNYA KADINLAR GÜNÜ!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor. Adeta kadınlara sadece “bir gün” değer veriliyor gibi bir anlayış öne çıkıyor. Hâlbuki kadın yılın her günü hayatın ve toplumun içindedir.
Kadının kendine “has” özellikleri vardır; kalbine konulan “şefkat” duygusu ve erkeklerin asla ve asla ona yetişemeyeceği “annelik” hasleti ile dünyada emsali bulunmayan “şefkat kahramanı” olurken, insanlık neslinin devamını sağlıyor.
Bu kadar değerli durumda olan kadına atfedilen “Kadınlar Gününün” geçmişine şöyle bir göz atalım:
26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki ABD 'de bir tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Martın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı ve değişen tarihlerde her zaman ilkbaharda kutlanıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921de Moskova da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansında gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde kutlanması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletlerinde de kutlanmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi.
Ülkemizde ise 1921 tarihinde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlandı. 1980 darbesi döneminde dört yıl kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her geçen gün daha da geniş kitlelerle kutlanmaya devam ediliyor.
İnsan hakları temelinde kadınların maruz kaldığı zorbalıklar, haksızlıklar, ayrımcılıklar bu günde daha yüksek sesle dile getiriliyor ama kadının asıl kimliği görmezden geliniyor!
Kendilerini medeni insan olarak lanse edenlerin çalıştırdıkları kadınlara iyi şartlar sağlamadıkları için, kadınlar haklı olarak “daha iyi çalışma şartları” taleplerini dile getirirken polisiye güçle karşı karşıya kalıyor. Ve çoğu kadın olmak üzere 129 kişinin ölümü ne kadar acı!
Bu kadar değerli kadın böyle “köle” gibi olmalı mı idi! İsterseniz Kur’an’ı Kerim de Cenab-ı Hakkın bize hitaben buyurduğu: “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık.” (Hucurât Suresi 13. Ayet) “bir erkek ile bir dişiden” derken kadının değerini bize ne kadar net ve açık bildiriyor. Bu hakikatten dolayı değil mi ki, Hz Adem babamızın refikası Hz Havva annemiz yaratılmış ve beraber Cennete konulmuştur.
Şimdi biz “ilk insanla” başlayan “kadını” mı tanıyalım yoksa 1857 tarihinde ABD de ihmal ile ölümlerine sebep olunan ve 16 Aralık 1997 tarihinde Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği “8 Mart Dünya Kadınlar Gününü” mu baz alalım!
Konuyu çok uzatmadan 8 Martta kadını düşünen zihniyet kadını “bir ticaret metaı” haline getirmiş ve halen çalışma hayatında acımasızca davranmaya etmeye devam ediyor. Ama bizim inancımızda kadınlar bize “emanet” verilmiştir. O halde “emanete iyi bakmak” gerekmez mi?
Bu gün gerek dünyada ve gerek ülkemizde kadının bu “emanet” değeri düşünülmediği için şiddet ve cinayetlere maruz kalıyor. İşin en tuhaf ve acı tarafı da batının çıkmazda olduğu bu husustan dolayı11 Mayıs 2011'de tarihinde Avrupa Konseyi tarafından İstanbul'da imzaya açılan ve Mart 2019 itibarıyla 46 devletle beraber Türkiye’nin de –maalesef- imzaladığı 6284 sayılı yasayla kadına tanın “pozitif ayrımcılık” problemi çözmemiş , “kadının beyanın doğru kabul” edilmesi gibi insanlık tarihinin hiçbir devrinde yapılmamış bir “yanlış” daha yapılmıştır.
Bir nevi kadına “doğru söylüyor” derken, erkeklerin hepsinin “yalancı” gibi kabul edilir şekilde değerlendirilmesi, hiçbir insanı ve Rahmani hukukta karşılığı yoktur! Çünkü insan olan kadın da erkek de “hata” yapabilir. Bir an önce hükümetimiz bu imzadan rücu etmelidir. Zira kadınlarımız bize Allah’ın “emanetidir.” Bu en güzel teminattır!
Terbiye eğitim sistemimiz inandığımız değerler gibi tesis edildiği takdirde; kadınlarımız Hz Alileri, Hz Ömerleri, Selahaddini Eyübileri,, Fatihleri, İmam-ı Azamları, Şey Edabalileri…doğuracaktır; annesini kesen katilleri değil!
Bu yılki 8 Mart günü bu konu da bir milat olması ne kadar güzel olacaktır!
Kadın sosyal hayatta ailesine ve beyine bir “yardımcıdır.” Hem de çok samimi bir yardımcı. Kadın ninedir, abladır, bacıdır... Bazen annenin yarısı olan teyzedir, bazen da babanın yarısı olan haladır. “Dünyanın küçük bir cenneti olan ailenin” ise temeli, çocukların “tahassungahı” olan anasıdır.
Bu kadar değerli kadına ne yapmak lazım? Korumak mı gerekir, kırmak mı! Hoş görmek mi gerekir yoksa horlamak mı! Dövmek mi gerekir yoksa takdir etmek mi! Bir köle gibi mi kabul etmek gerekir yoksa cennette “refika-i hayat” gibi mı!..
Kadın fiziki olarak “zayıf” olabilir ama “anne olarak çok güçlüdür!” Onun bu “güçlü” yönü heder edilmemelidir. Kadın “edebin timsalidir.” Edebi bozulduğu zaman toplumun kimyası da bozulacaktır!
Bu duygular ile kadınlarımızın her gününü tebrik ediyor, katil kapitalist zihniyetin gad darlığından dolayı ölen mazlum ehl-i imana Allah’tan rahmet diliyorum. Mahiyetinde kadın çalıştıranların bu duygular ile davranmalarını temenni ediyorum. Hoş kalın,hoçakalın.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutluyorum.
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Midyat’ta Sinema ve Kütüphane Günleri
Akın Akın Midyat'a geliyorlar
ÖMERLİ'NİN MAHSARTE TÜM RENKLERİ, GÜZELLİKLERİ, EL SANATLARI, YÖRESEL ÜRÜNLERİ, TARİHİ SOKAKLARI
Ömerli Belediyesi ev spor kompleksinin inşaatına başladı
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
İMAMOĞLU'NU GELİN HEPİMİZ YARGILAYALIM!Abdulaziz ALTEKİN
HASTENELERDE MANEVİ DANIŞMANLIK VE REHBERLİKSadullah GÜNEŞ
İHTİYAÇ MI - İSRAF MI, SAĞLIKLI MI - UCUZ MU?Rıfat Direkçi
MİDYAT - DARGEÇİT YOLU: BİR ULAŞIM AKSI MI, BİR CAN PAZARI MI?Halil EL
Yürek ve KavgaYusuf BEĞTAŞ
Dudak dolgusu ve estetikDt. Thomas Yağız
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA