- Mardin19 °C
- Diyarbakır16 °C
- Batman17 °C
- Şırnak17 °C
- İstanbul14 °C
Fidye ve fitre nedir, kimlere verilir ?
Uzmanlar: Ergenlik dönemi aşılamaları ihmal edilmemeli
İç huzur ve hayat amacını bulma sürekli sevinç beklentisinden daha sağlıklı
Beynimiz ve ağzımız, psikolojik ve nörolojik düzeyde güçlü bir bağa sahip!
Türkiye yaşlanıyor, yaşlı bakımında ihtiyaçlar artıyor!
Sağlık Bakanlığı: "Sağlıklı Yaşa, Sağlıkla Yaşlan"
Geriatri Uzmanı Deniz: Yaşlıların ruh sağlığına dikkat edilmeli
Sağlıklı beslenme takıntısı mental hastalık boyutuna varabilir!
Egzersiz için en doğru zaman hangisi? Sabah mı, akşam mı?
Fizyoterapist Yalçın: Sağlıklı bir Ramazan için spor ve egzersiz şart
Aşırı tuz tüketmenin vücuda zararları nelerdir?
Düzenli uyku, çocukların fiziksel ve bilişsel gelişimini destekler
Uzmanından ev tipi arıtma cihazlarına dikkat uyarısı!
Göz yanması neden olur? Nelere dikkat edilmeli? Nasıl tedavi edilir?
Ayak ve ayak bileği ağrılarına dikkat!
Sağlıklı bir oruç için sahur atlanmamalı!
Ramazanda fizik tedavi sürecinde nelere dikkat edilmeli?
Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için neler tüketmeliyiz?
Kalıcı görme kaybına neden olan sinsi hastalık: Göz tansiyonu
Boyun ağrısı ve migreni yönetmede fizik tedavi ve egzersizlerin etkisi büyük
Uzmanından Ramazanda verimli ders çalışma tüyoları!
Ramazan'da omurga sağlığı için bunlara dikkat!
Evde diş beyazlatırken dikkat!
Diyetisyen Şura korkmaz: Oruçlu iken karaciğer hızlı bir şekilde yenilenir
Diyetisyen Şahin: Sindirim sistemini korumanın en önemli yolu dengeli ve sağlıklı beslenme
Sağlık Bakanlığı'ndan sağlıklı beslenme önerileri
Kronik hastalığı olanlar oruç tutarken nelere dikkat etmelidir?
Uzmanından uyarı: 50 yaş üstü bireyler düzenli kolorektal kanseri taraması yaptırmalı
Eklem kireçlenmesi olanlar oruç tutarken bunlara dikkat!
Ramazan ayında yerine getirilmesi gereken sünnetler?
- 22:41 - Vali Tuncay Akkoyun, Bayram Namazı Sonrası Vatandaşlarla Bayramlaştı
- 22:34 - Hayrat Derneği’nden Midyat’ta Anlamlı Bayram Yardımı
- 17:58 - AK Parti Mardin İl Başkanı Mehmet Uncu’dan Ramazan Bayramı Mesajı
- 17:50 - Valimiz/Büyükşehir Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Tuncay Akkoyun’un Ramazan Bayramı Mesajı
- 17:49 - MİDYAT JANDARMA TRAFİK 24 SAAT ARALIKSIZ GÖREV YAPACAK
- 17:47 - Bayram Öncesi Caddeleri Köpük ve Tazyikli Su ile Yıkadı
- 17:43 - “SURİYE’NİN GELECEĞİ” PANEL SERİSİNİN İKİNCİSİ DÜZENLENDİ
- 17:26 - Prof. Dr. Halis Sakız’a Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödülü
- 10:02 - Yalım Mahallesi’nde Yılların Sorunu Çözüme Kavuşturuluyor
- 14:18 - Başkanı Şahin, Geçici Hayvan Barınağı ve Bakımevini Ziyaret Etti
- 09:07 - Mardin’de “Kardeşlik İftarı”na Büyük Katılım
- 12:58 - Bayram öncesi Mezarlıklarda Temizlik Çalışmaları Yapıldı
- 10:27 - Mardin Valisi Üs Bölgesinde Kahraman Komandolarla İftar Yaptı
- 09:41 - Midyat Sanat ve Tasarım Fakültesi Kampüsü’nde Fidan Dikimi Etkinliği Düzenlendi
- 09:30 - Midyat Kaymakamlığı İftar Programı Düzenledi
Yusuf BEĞTAŞ / Yazar





İçsel Aydınlanma
Her insan, dünya sistemi içinde yaşayan ruhani bir varlıktır. İçsel kavgasını barışla sonuçlandıran ve kendine giden yolu bulan insan, ancak ruhani benliğine kavuşmuş ve gerçek anlamda aydınlanmış sayılır. Aydınlanma, içsel karanlıkları; sahte benliğe ait olumsuz algıları, korku dolu düşünceleri ve bozuk güdüleri yok etmeden gerçekleşmez. Karanlık, küçük benliğin türevi olan düşük frekanslı olumsuz önyargıları alt etmeden; zihnin bu olumsuz yargılarını hakkaniyet ölçüleri içinde susturmadan, insanın kendine giden yolu bulması mümkün değildir.
Aydınlanma sürecinde korkular yok olmaz, sadece yerini sevgiye bırakır. Aydınlanma, temizlik malzemesi anlamına gelen acıları ve ışıkları yanında getirerek kapıya dayanır. Kapıyı açan kişi, neye uğradığını şaşırarak sarsıntılar geçirir, acılar yaşar ve zayıflıklarıyla yüzleşir. Ruhsal uyanış gerçekleşene kadar bu acılar artar. İçsel kavgadan ve olumsuz etkilerin dönüştürücü deneyimlerinden ders çıkarıldığında, ruhun ışığı ve ahlaki oksijenin etkisiyle farkındalık sahibi bir içgörü devreye girer ve ikinci doğum gerçekleşir. Böylece aydınlanmış, hakiki benlik ortaya çıkar.
Aydınlanma, bir şeye sahip olmak değil, kendini keşfetmek ve kendini sorgulama yetisine sahip olmaktır. Kendinde kalmak ama bencilliğe kaçmamaktır. Her daim bilgi arayışında ve samimi bir ilişki içinde olmak; yeri geldiğinde vazgeçmeyi bilmek ve korku kültüründen sevgi kültürüne geçiş yapmaktır. Gerçek sevginin ve bilginin ışığına girmek; hayatı o sevgi, bilgi ve ışıkla görmek ve bunun gereklerini tutarlı bir şekilde merhametli farkındalıkla yerine getirmektir.
Hayatın akışı, görünmeyen yasalara göre işler ve öyle devam eder. O yasaları bilsek de bilmesek de, akışın esenliği için tıpkı trafik kuralları gibi biz insanlar o yasalara bağlıyız. O yasaları çiğnememek ve dikkate almakla yükümlüyüz. Bu nedenle ne kendimizi ne de başkasını kandıralım; herhangi bir yolla kimseyi kendi çıkarımıza göre kullanmayalım, sömürmeyelim. Zira bu, insan onuruna yapılan en büyük suç ve en büyük günahtır.
Herhangi bir insana haksızlık etmek, herhangi bir canlıya veya varlığa zarar vermek, insanın kendine kötülük yapmasından başka bir şey değildir. Çünkü kötü düşünce, öncelikle ana kaynağını, yani çıktığı yuvayı ve yeri yakar. Bu yüzden aklın yanına her daim erdemi, maneviyatın yanına da her daim ahlakı koymak gerekir. Düşünce ve tutumlar, ancak samimi niyetle ve bu şekilde genelin yararını gözeten doğru değer yargılarıyla uyumlu olur.
Bilinmelidir ki, her ne düşünülürse düşünülsün, her ne yapılırsa yapılsın; eğer ahlaki ve erdemli değilse, sonuç yıkıcı ve negatif olur. Ahlaki ve erdemli olan ise, yapıcı ve pozitif sonuçlar doğurur. Edebi ve ebedi yaşam da bu sonuca göre şekillenir. Ahlak dışı, yıkıcı ve negatif sonuçların olduğu gibi, ahlaki ve yapıcı olan pozitif sonuçların da ödülü vardır.
Hayat tarlasında ekilen biçileceğine göre, negatif ve pozitif sonuçların ödülünü de beklemek gerek. Ancak hatırlamak gerekir ki maddiyat, tıpkı bal gibi tatlı ve arzu edilendir. Verme-alma dengesini gözetmeyen maddi ilişkiler, hayatı zehirleyen etkilere sahiptir. Bu etkiler, dengeyi gözetmeyen insanı bala kapılmış bir sineğe dönüştürebilir. Bunun farkındalığı içinde davranmak bir tercih değil, bir ihtiyaçtır.
İnsani halleri bu süzgeçten geçirdiğimizde, bir kimse hayatının ne kadar az öznesi ise o kadar çok nesnesi olur. Kendi hayatının öznesi olamayanlar, nesne olmaya mahkûmdurlar. Bunlar, benliklerini sahip olmakla ve bağlanmakla bulmaya çalışırlar ve anlamı da bu şekilde ararlar. Nesne olma durumunu yaratan bu varoluş tarzı, daima tepkisel ve pasif bir kişiliği besler. Oysa hayatın gailesi içinde esas başarı, tutum ve davranışlarımızla etkisel bir özne olmaktır.
Tüm bu anlatılanlar, sosyal statü ve makamlardan bağımsız olarak, bilgi ve donanımla insanın kendine giden yolu keşfetmesine, kendini tanımasına, haddini bilmesine ve kendisini iyi yöneten güçlü bir özdenetim ruhuna sahip olmasına bağlıdır. Unutulmasın, hayat, sadece yaşamak değildir; yaşarken yaşatmaktır.
Yusuf Beğtaş
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı
Midyat’ta Sinema ve Kütüphane Günleri
Akın Akın Midyat'a geliyorlar
ÖMERLİ'NİN MAHSARTE TÜM RENKLERİ, GÜZELLİKLERİ, EL SANATLARI, YÖRESEL ÜRÜNLERİ, TARİHİ SOKAKLARI
Ömerli Belediyesi ev spor kompleksinin inşaatına başladı
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
- 6
- 7
- 8
İMAMOĞLU'NU GELİN HEPİMİZ YARGILAYALIM!Abdulaziz ALTEKİN
HASTENELERDE MANEVİ DANIŞMANLIK VE REHBERLİKSadullah GÜNEŞ
İHTİYAÇ MI - İSRAF MI, SAĞLIKLI MI - UCUZ MU?Rıfat Direkçi
MİDYAT - DARGEÇİT YOLU: BİR ULAŞIM AKSI MI, BİR CAN PAZARI MI?Halil EL
Yürek ve KavgaYusuf BEĞTAŞ
Dudak dolgusu ve estetikDt. Thomas Yağız
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA